Bunlar laf söz dinlemez bunlar

Mustafa Dinler, “Yeni Sözler” adıyla çıkardığı özdeyiş, şiir ve mani kitabının ikinci baskısından imzalayıp hediye etti. Sağ olsunlar.
Kitapta birbirinden güzel sözler yer alıyor. Bunları Mustafa Dinler kendisi yazmış. İşte örnekler:
“Ne güzellik
Çirkini güzelleştirir
Ne çirkinlik
Güzeli çirkinleştirir
İnsanı güzel ahlak
Güzelleştirir.
İnsanı kötü ahlak
Çirkinleştirir.”
Daha buna benzer nice güzel ifade ve şiir var kitapta.
Lakin, bu ifadelerin özellikle gençlerin cephesinden pek iş göreceğini sanmam. Onlar, bir kere laf söz dinlemezler. Hele hele bazı tecrübeleri mutlaka kendilerinin yaşaması lazım. Büyüklerimiz kul görgüsünü görecek derlerdi. Bırakın gençleri, minicik bebekler bile kendi tecrübelerine güveniyorlar.

Bebeğe istediğiniz kadar cıs deyin o, çaydanlığa veya sobaya yine yaklaşır. Eğer bebeğin parmağını şöyle bir çaydanlığa veya sobaya dokundurun o dakika tecrübe hanesine yazıyor bunu ve bir daha siz zorlasanız bile çaydanlığa veya sobaya uzanmıyor.

Gençler ise bir başka alem ama o bebekten de farkları yok. İstediğiniz kadar tepesinde kuşlar gibi dönün durun, fark eden bir şey yok. İhaneti mi görecekler, illa kendilerinin görmeleri lazım.
-Yahu biz sana uğradığımız nice ihanetleri, alçaklıkları anlatmadık mı?
-Dostluk başka alışveriş başka demedik mi?
-Yüzüne her güleni dost sanma demedik mi?
Dedik, söyledik, anlattık, hem de kaç defa…
Siz istediğiniz kadar “kazık yemesin” diye uğraşın, ne fark eder. O, bir kazık yeme tecrübesi yaşamak istiyor, kader de böyle istiyor, ne yapabilirsiniz ki…
En iyisi geniş olup nefse yük etmemek ve kendi hayatımızı şöyle bir hatırlamak…
Biz büyüklerimizin sözüne ne kadar uyduk ki…
Kendi hayat tecrübelerimizi yine kendimiz kazanmadık mı?
Kazandık.
Öyleyse gençlere karşı daha anlayışlı davranmak lüzumu vardır.
Hele hele onların kanında dolaşan deli kana dikkat edin ve delikanlı adamın sırlarını sağda solda ifşa etmeyin. Ondan şikayetçi olmayın. Hele zamane gençleri hisli çocuklar, bakmayın siz onların ser verip sır vermediklerine. Onların yiğit olmaları için yiğitçe muamele görmeleri gerekir. Anne ve baba, büyükler asıl zorlu zamanlarda onların yanında olmalıdırlar. Hiçbirimiz çocuklarımızı sokakta bulmadık. Hata yapabilir, yanlış yapabilir, bunlar sizin için büyük şeyler de olabilir. Hayatta hiçbir nesne, hiçbir para evladınızdan daha değerli değildir.
Çocuklar sizi iyi günlerinizde ne yaptığınızı değil, dar ve zor zamanda nasıl davrandığınızı hatırlayacaklar.
Yine Mustafa Dinler’in kitabına dönelim:
“Göçüp gidenlere
Bakıp da kendini
Baki sanma
Dünyayı bir meyhane
Kendini
Saki sanma
Ayık da gider
Sarhoş da gider”
O yüzden şu gök kubbede kalacak seda önemli.
Öğüt vermek kolay, örnek olmak zordur.
1