TAT MISIN TATAR MISIN?

Şah İsmail, Hatayi mahlasıyla şiirler yazan büyük bir ozandır. Hz. Ali’yi anlattığı bir şiirinde diyor ki:
Tat mısın tatar mısın 
Her dilden öter misin
Sana derim ey Sâil 
Bu kulu satar mısın 

Ne tadım ne tatarım 
Ben her dilden öterim
Kula müşteri olursa 
Men borçluyum satarım 

Türkçedeki bu “tat mısın, tatar mısın” meselesi oldukça derin bir konuya benziyor. Kimdir bu Tatlar? Tatar ile Tat aynı varlık değil midir?
Tat ileTat-ar aslında aynı varlıktır. Aynı Bulgar, Macar, Hungar kelimelerinde olduğu gibi –ar ekini çıkarınca geriye “tat” kalmaktadır.

Tatlar kimlerdir? Tatlar, Türk soylu olup da Türkçeyi konuşmayı terk etmiş halklara Tat denir. Bunlar belli bir boyu ve oymağı yansıtmazlar. Genellikle Moğollarla işbirliği yaparak Moğolca konuşmaya başlayanlar; zamanla Fars boyları gibi İran dilini kullanmaya başlamış olan Türk halkları tat olarak adlandırılır. Bugün Anadolu’da kullanılan “Kürt müsün, Tat mısın” sözü de bu çerçevede değerlendirilebilir. Kürtler de Tatlar gibi erken zamanlardan itibaren Farsça konuşmaya başlayan İranileşmiş bir Türk soyudur. Durum  böyle olunca Tat konusu daha da netleşmiş olur. Türkçe konuşmayı terk etmiş bütün Türk halklarına “Tat”  denilmektedir.
Türkler, dilleriyle tanımlanırlar. Türkçe konuşan bütün halklara Türk denilmektedir. Bir halk ne zaman Türkçeyi terk etmişse o vakit Türklükten silinip gider.
Arap Tarihçileri, Moğollara Tatar  demeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Cengiz Hana, Tatar Hükümdarı derler.  Büyük ihtimalle bu kelimeyi Türklerden alıp kullanmışlardır. Cengiz’in ordusunda ve Moğolların içinde Türk boylarından birçok  insan vardı. Kıpçaklar, Uzlar, Peçenekler, Bulgar Türkleri de Tatar tanımının içine sokulunca işler karışmaya başladı.
Tat nasıl ki İran dilini kullanmaya başlayan Türk halklarının adı olmuşsa, ilk başta Moğollara verilen “Tatar” adı da artık özbeöz Türk soylu halklara verilir olmuştur. Türk Dünyasında ise Osmanlılar, Anadolu Türkleri, Azerbaycan Türkleri, Kuzey Irak ve Suriye Türkleri gibi Oğuz soyu dışındaki bütün halklara Tatar denmeye başlamıştır ki böyle olunca Dünyadaki Türk Birliğinin adı Türk-Tatar Birliğine dönüşmüştür. Halbuki Tatar diye adlandırılan bu topluluklar yine Türk’ten başkası değildir.
Bizim bölgemizde “Tatarca” adı verilen bir adet vardır. Burada karnı ağrıyan bir hastanın korkutularak karın ağrısından kurtuluşu gösterilir. Hasta hamur tahtasının arkasına sipere alınır. Yanında da iki kişi vardır ve hastanın refakatçileridir. Bir adam elinde oklava ile ortaya çıkar.
-Selam aleyküm ağalar?
-Aleyküm selam, nerden gelip nereye gidiyon?
-Tatar eline Tatar vurmaya gidiyom.
-Vuramazsın!
-Vururum, vurma değil öte yana bile geçerim.
Bu sırada elinde oklava olan oklavayı cirit gibi kullanarak hamur tahtasına atar. Bu sırada hasta sakınır ve hamur tahtasının ardına gizlenir. Böylece oyun birkaç kez daha tekrarlanır ve hasta korkutulur. Böylece Tatarca adı verilen bu adet ile hastanın iyileşeceğine inanılır, oklavadan dualı sular akıtılarak hastaya içirilir.
Hastaya:
-Kalk bir dombalak aş bakayım denir ve hastanın aştığı dombalak ile iyileştiğine kesin olarak kanaat getirilir.
Burada Türk halkının Tatar diye isimlendirdiği kimseler 1243 yılında Anadolu’ya Kösedağ Savaşı ile girmiş ve Anadolu halkına büyük eziyetler yapmış olan Moğollardır. Türk halkı, Tatarca Adeti ile Moğollardan intikam almak istemiştir. Aslına bakarsanız bu küçük oyunda Moğol’un korkusuyla karnındaki sancıyı unutan insanın dramatik hali yatmaktadır.
Bugün Türk Dünyasında Tatarların Türklüğü tartışılamayacak bir gerçek olarak ortadayken Tatların durumu hâlâ belirsizdir. Farsça konuşan Türk soylu halklar ne zaman Tat olmaktan çıkıp Türk olacaklar? Cevap bellidir: Türkçe konuştukları zaman…
0