ELVAN’IM / Ergün BİLGİ


           

Bir kış bitimi başlamıştı hüzzam sevdamız,
Kurşun mavisi karlı dağların yamacında.
Hani, çatlak dudaklarında muştu ıslıkları
Kavruk köy çocuklarıyla, karşılamıştık seni,
Kar helvasına hasret kaldığımız bir zamanda.

Bir önümde durmuştun, bir de sağımda,
Sonra, sendin yanı başımda nereye baksam.
Ne de hoş kokular sürünmüştün, deli ederdin…
Yıldız çiçeği, manolya, papatya, lavanta…
Bir anda inan başım döndü, aklım gitti Elvanım.

Gülendamım! Nasıl da nazlı nazlı salınırdı,
Gün ışığı, servi revan narin bedenin.
Kafkas dansının asil kuğusu gibiydin,
Hele  yüzüne düşen bukle bukle saçların,
Dolanırdı sürgün vermiş bahar dallarına,
Pembe tül elbiseni sürüdüğün anda,
Bitiverirdi, en güzel çiçekler topuklarında.

Göz kırpardın, el ederdin, gülümserdin.
Gözüm seğirirdi, inan beni benden alırdın,
Dururdu kalbim, nedensiz titrerdi içim.
Yanağına gül sarkan kıvrak bir çengi miydin?
Yoksa nazlı, işveli bir peri miydin? Neydin?
Tiryakisi olmuştum o miski amber nefesinin.

Senin için gök yüzü sanki daha mavi giyinmiş,
Güneş asırlık ışığını sanki sana saklamış,
Biliyordum çağla gözlüm, süslüm, Elvanım
Sen Afrodit’e inat  Adonis’i bekliyordun,
Şu tanrıçaları kapıştıran, ömrü kıt Adonis’i
Kıskandım! Al yüreğimi, ebedi senin olsun,
Üç aylık aşklar, sevdalar bırak onun olsun.
Tutuldum işte şıpsevdi zannetme, değilim,
Daldan dala konan çapkın serçe de değilim,
Bitmez ki sana meylim, yeminliyim, sevdiğim

Menekşe gözlerinden iki damla yaş düştü,
İki inci tanesi, benim içime kor oldu düştü,
Ağlama ne olur dayanamam Elvanım,
Sen Alara’sın,   Almina’sın  İlayda’sın,
Sevdamsın,   hülyamsın, Elvanımsın
Sen toprakla cemrenin nazenin, kızısın.


Sakın gitme! Kal gözlerimde, kal yüreğimde,
Sonra ıslak yanaklarımda nisan yağmurları,
Bil ki ölür giderim senin yokluğunda,
Bir adım kalır kalbindeki mezar taşımda,

Ben hıçkırık sevdalı, realist bir ressam ,
Sen de sulu göz romantik bir hüzzam,
 Seni resmedeyim içimden geldi bir an,
Hazır her şeyim , tuvalim, şövalem, boyam,
Bir bahar daha sende kalır mı gözlerim
Gök kuşağı tonunda kalsın andaç bir resmin,
 Ve biliyorum şimdi elveda diyeceksin.
Öyle ki hiç olmadığım kadar ümitliyim,
Ne ben sevdasına yeminli kardelenim,
Ne de sen yeminini bozacak hercaisin.

Unutma Elvanım! Tarih altı Mayıs,
Seni bekliyor olacağım sessiz sedasız
Suyun kenarındaki kelebek kanadında,
Kabaran toprakta tüten sıcak buharda,
Elvan elvan çiçek açmış körpe dallarda,
Dağlardan içime süzülen kar suyunda,
Delişmen ırmakların durulduğu anda
Seni bekliyor olacağım sessiz sedasız.

 Unutma Elvanım! Tarih altı Mayıs,
Senin kadim dostun Hızır ve İlyas,
Şeref konuğumuz, şahidimiz olacak
Bembeyaz zambaklardan gelin çiçeğin,
Çağlayanlardan gelinliğin olacak,
Ve yıldızlar tepemize ışıl ışıl yağacak,

Unutma Elvanım! Tarih altı  Mayıs,
 Bu güvercin yüreğim sessiz sedasız,
 Yokluğunda bil ki son kez atacak.
                                                         Ergün BİLGİ      06/02/2013
Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kayseri’nin Etnik Yapısı

KAYSERİ’DE ZEYNEL ABİDİN TÜRBESİ, HANGİ ZEYNEL ABİDİN’E AİTTİR?

KAYSERİ’DE ZİYARET YERLERİNDEN BİRİ: KOYUN BABA TÜRBESİ