Kayıtlar

Temmuz 13, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SEYRANİ BABA’NIN DERİNLİĞİ / S.Burhanettin AKBAŞ

19. yüzyılın büyük halk şairlerinden biri olan Seyrani, bizim bölgemizden yetişti. Develili Seyrani’yi yeterince tanır mıyız, sanmam. Hatta geçmiş yıllarda Seyrani Baba’nın Alevi – Bektaşi geleneğinden geldiğini öne sürerek ondan uzak duranlar dahi olmuştu. Şükürler olsun ki bugün, Alevi – Bektaşi kültürünün bizim öz kültürümüzün malı olduğunu çoğu insan anladı ve Seyrani Baba ile ilgili de sempozyumlar yapıldı, birçok da kitap yazıldı.
Emir Ali Özçakır’ın Laçin Yayınlarından çıkan “Develili Aşık Seyrani” isimli kitabının 97. sayfasında şöyle bir anekdot okudum.
Kitapta deniyor ki Seyrani Baba’nın yaşam tarzını İslam ile bağdaştırmayan cahiller, Seyrani Baba’ya “Kimin kulusun?” diye sorarlar. Burada duralım biraz. Bu nasıl bir devir ki, bunca hikmetli sözü söylemiş, büyük bir şairin karşısına birileri çıkıyor ve “Kimin kulusun?” diye soru soruyor? Böyle bir soru bile cehaletin tavana vurduğunu göstermeye yetiyor. Bir de anladığım kadarıyla Seyrani Baba’nın inançlarını sorgulayan biriler…

“YÜZÜNE BAKILACAK ADAM KALMADI”

Türk Dünyası Edebiyatının büyük şairi Bahtiyar Vahapzade’nin “İki Kör” adını taşıyan bir şiiri var. Vahapzade’nin şiiri şöyledir:
İKİ KÖR
Bir kör tanıyıram gözü görse de
Özü kör değil.
Bazen gam odunda kavrulsa da,
Aklına, hissine o nankör değil
Geceli gündüzlü yazır, okuyur.
Aklının gözüyle görür, duyur.
Ancak… bir de var… kör değilse de,
Gözü görmeyir.
Dostu göz önünde öldürülse de
“görmedim” deyir.

Şiir böyle diyor. Gözü kör olan ama özü kör olmayanla gözü açık ama aklı, gönlü, yüreği kapalı adamın durumu gayet güzel açıklanmış bu şiirde. Doğruları söylemek, görmek, anlatmak, gerçeklerin yanında durmak artık kolay iş değil. İnsanların çok büyük bölümü artık menfaat kapısının önünde oturuyor.
Bilgi çağına girdik diye atılan nutuklara inat “bilginin de kirlendiği bir çağa” girdik. Aslında bizim çağımızın insanı kirletmedik bir şey bırakmadı. Doğayı kirletti, insanlığı kirletti, bilgiyi, haberleşmeyi kirletti, helal lokmasını kirletti. Eskiden insanlar, “başım dik, alnım ak” derlerdi, “haksızlık k…