Kayıtlar

Ocak 24, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YUSUF AKÇURA’YI TANIYALIM

Resim
Yusuf Akçura (Tatarca: Yosıf Aqçura; 1876-1935) 2 Aralık 1876 yılında Rusya'nın Simbirsk (Ulyanovsk) şehrinde dünyaya geldi. Volga Tatarları’ndandır. Babasını 2 yaşında iken kaybetti. Annesi ile birlikte daha yedi yaşına gelmeden İstanbul’a göç ettiler.
1895 yılında Harbiye Mektebi’ne girdi. 2.sınıfta Türkçülük hareketlerine katılmaktan dolayı 45 gün ceza aldı. Erkan-ı Harbiye sınıfına ayrıldıktan sonra sebepsiz yere Divan-ı Harb tarafından Fizan’a sürgün edilmiştir.

1899 yılında dostlarının yardımı ile Paris’e kaçtı. Burada Siyasal Bilgilere devam etti. Okul bitince 1903 yılında, İstanbul’a dönmesi yasak olduğu için amcasının yanına Kazan’a gitti. Öğretmenliğe başladı.

BUNLAR KÜRTÇE DEĞİL Kİ?

Resim
Tv’de Diyarbakır’ın bir köyünde biber satan bir kadını gösteriyordu. Sunucu sordu: -Biberin Kürtçesi nedir? Kadın dedi ki: -Biz “isot” diyoruz. Şimdi bir düşünelim. İsot, Kürtçe midir? İsot, Türkçedir ve asıl biçimi (is+otu) şeklindedir. Halk ağzında isot biçiminde kısaltılarak söylenmektedir. Türkiye Türkçesinin ağızlarında bu sözü rahatlıkla bulabilirsiniz. İnanmayan Türk Dil Kurumu Büyük Sözlüğe de bakabilir: “isot    1. Biber. 2. Yeşil biber, 3. Dolmalık yeşil biber. 4. Kırmızı biber. 5. Havuç. Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü