Aynı Yolun Yolcusu

Uzaklarda değil ki herkesin içinde saklı
Özlemle bekleyen sevgili ne kadar da haklı 

Ölmek için doğarız, doğmak için ölürüz biz
Ol deyince olduranız öl deyince öldüreniz

Hem ağlıyorum bu gece hem de gülüyorum
Dünya kurulalı beri neden hep ben ölüyorum?

Bir kainat yaratmışsın içinden çıkılmıyor
Dünya güzel can tatlı inan ki bıkılmıyor

Senin varlığınla ben hemen yok oluyorum
Bir'in içinde nasıl böyle çok oluyorum

Elvedaya gerek yok doğduğum gün gibi giderim
Vuslat derler adına sona geldi kederim

Minicik bir ışığım sana doğru koşuyorum
Büyük bir özlemle şakıyıp coşuyorum 

Ben sen diye ayırdım bilmem ki niye
Bu sefer o gelsin söyleyin sevgiliye 

Sen beni hep böyle şekilden şekle sokuyorsun
Ben yazmadan da içimdekini okuyorsun

Neden insan hep yalnız niye doğduk ki biz
Madem ölüm varsa biz nasıl sevgiliyiz?

Benim terazim zaten çoktandır çalışmıyor
Ne söylesem gönlüme zorla alışmıyor


Her şeyin bir sonu var sen bana sonsuzluk deme
Sonsuzluğu anlayacak akıl yok ki bende

Ben hayatımın hüznünü yaşadığım gecelerde
Yalnızlığı okudum satırlarda hecelerde 


Biliyorum hepimiz aynı hamurdanız
Birazcık gözyaşı biraz da çamurdanız 

İnsan hep böyle yaralı gezermiş meğer
İçindeki yangın söyle ne zaman söner?

Özlüyorum bir zaman gözüm onları arıyor
Baktıkça göklere ayaklarım toprağı yarıyor

Ben zamanı bilmem ki ölümü de hiç tatmadım
Böyle uzun uykuya emin ol hiç yatmadım 

Bir de baktım ki usul usul almışım yol
Ortada ne el kalmış ne de bir kol 

Bir köşeye oturup geleni geçeni izleyecektim
Soranlara hayatın sırlarını söyleyecektim

Görüyorsun ya, ben de aynı yolun yolcusu oldum
Ben hayatın benim için farklı olacağını sanıyordum

Seyit Burhanettin AKBAŞ
Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kayseri’nin Etnik Yapısı

KAYSERİ’DE ZEYNEL ABİDİN TÜRBESİ, HANGİ ZEYNEL ABİDİN’E AİTTİR?

KAYSERİ’DE ZİYARET YERLERİNDEN BİRİ: KOYUN BABA TÜRBESİ