Kayıtlar

Eylül 17, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kaç para kaç yalan... Bedeli nedir yaşamanın?

Resim
Diyelim ki ben sana “namuslu adam, merttir, yiğittir, ahlaklı, dürüst” desem ne olacak? Diyelim ki sen de bana bunların tam tersini söylesen ne yazar? İkimizin de yalan söylediğini herkes bilir nasıl olsa. Yalan ne kelime… Biz imtihan dünyasına “yalan dünya” demeye çekinirken, Sırat Köprüsünde cesurca, yiğitçe duracağımızı sanırken bir riyakar dünyanın ortasına düşmüşüz de haberimiz yokmuş. Ama olsun en fazla arkamızdan gülerler. Donkişot gibi saldırmalıyız, kağıttan yapılmış haram kulelerine. Pervanelerin ışığa koştuğu gibi koşarız ateşlerin içine. Onlar gerçek dünya derler, yalan dünyalarına. İnsanları aldatmak büyük marifettir, kaç yalan, kaç para ile birleşmiştir. Peki bedeli nedir ki yaşamanın? Bir ömre kaç yalanı, kaç parayı sığdırabilirsiniz? Size hasbelkader selam veren insanlar, hayatları için kaç bedel ödemeliler? Sizin yalanlarınızla yaşadığımız köle hayatından azat olmayı mı bekleyeceğiz? Haram lokmalarla cehennem ateşinde bulgur mu kaynatacağız? Biz köle değiliz, yüzümüzde ışık…

TÜRK SESİ GAZETESİ

Resim
Kayseri Basını 100. yılını kutlarken Bünyan Dostları Grubu, Bünyan'da 1954 yılında yayınlanmış "Türk Sesi" gazetesinin sayılarını bir kitapçıkta toplayarak bastırdı. Bünyan Dostları Grubundan Kenan Okan Cıngıl ve Şener Serim'in üstün gayretleri ile kazandırılan bu eserde Türk Sesi gazetesini 1954 yılında çıkaran İsmail Hakkı Özsoy da tanıtılmaktadır. İsmail Hakkı Özsoy, gazetede yer alan birçok siyasi hicviyeyi yazan kişidir. Bu yönüyle aslında yerel manada bir Şair Eşref ya da Neyzen Tevfik gibidir. Lakin, bu yönünü ortaya çıkaracak araştırmalar bugüne kadar yapılmamıştır. Gazetede  “Dobura dobur” ve “Latifeci” gibi mahlaslarla yazılan siyasi hicviyeler, zamanında oldukça ses getirmiş manzum parçalar olsa gerektir. Oldukça kıvrak bir dil yapısına sahip olan bu hicviyelerden bazılarını dikkatinize sunmak isterim. *** Öptüğün etekleri kendi gözlerimle gördüm Kaç perende attıktan sonra dikildin havaya Böyle miydi kavlimiz bre kaptan efendi? Gemini kurtardın amma (…) bizim yuv…