Kayıtlar

Mayıs 30, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gevher Nesibe'nin Aşkı / S.Burhanettin AKBAŞ

Resim
Bu şehrin sokakları Erciyes gölgeli, Erciyes'in gölgesinde yaşanır, Yürekleri burkan aşk hikayeleri.
Asalet bende mi diyen Nesibe'nin sesi Yaradılmış olmak, eşref-i mahluk olmaktır diye inledi. Nedir ki insanın hayattaki gayesi? İnsan olmaktan başka var mıdır ki pâyesi? Nesibe, sırma saçlarında acıları top top gezdirir Sır vermem der ama yüreğindeki sancıyı sezdirir Selçuklu asildir, beydir nihayet Sultanın kızı varmalı kendi gibi bir asile Ordunun komutanı olsan ne çâre? Beyhude bekler serdar, beyhuda bekler Nesibe Ozanlar anlatırlar ki  Nesibe'yi vermeyecekler sevdiğine Aşkın tabiatında ayrılık var derler İnsanlar aşkı destan ederler ama Aşıkları sevmezler. Aşk da neymiş, asalet en önemli şey Kızımızı almalı ya sultan, ya melik ya da bir bey Ordunun seferleri haşin, ordunun seferleri biteviye Genç serdar, Nesibe'yi görmesin diye Uçar seferden sefere. Sanır ki bu akınlar ulu hakan içindir Aslında yapılan davetiyedir ölüme. Serdar, ne yaparsa yapsın nafile Bir hoş söz duymayacak kulakları Anlar …

Gevher Nesibe'nin Aşkı / S.Burhanettin AKBAŞ

Resim
Bu şehrin sokakları Erciyes gölgeli, Erciyes'in gölgesinde yaşanır, Yürekleri burkan aşk hikayeleri.
Asalet bende mi diyen Nesibe'nin sesi Yaradılmış olmak, eşref-i mahluk olmaktır diye inledi. Nedir ki insanın hayattaki gayesi? İnsan olmaktan başka var mıdır ki pâyesi? Nesibe, sırma saçlarında acıları top top gezdirir Sır vermem der ama yüreğindeki sancıyı sezdirir Selçuklu asildir, beydir nihayet Sultanın kızı varmalı kendi gibi bir asile Ordunun komutanı olsan ne çâre? Beyhude bekler serdar, beyhuda bekler Nesibe Ozanlar anlatırlar ki  Nesibe'yi vermeyecekler sevdiğine Aşkın tabiatında ayrılık var derler İnsanlar aşkı destan ederler ama Aşıkları sevmezler. Aşk da neymiş, asalet en önemli şey Kızımızı almalı ya sultan, ya melik ya da bir bey Ordunun seferleri haşin, ordunun seferleri biteviye Genç serdar, Nesibe'yi görmesin diye Uçar seferden sefere. Sanır ki bu akınlar ulu hakan içindir Aslında yapılan davetiyedir ölüme. Serdar, ne yaparsa yapsın nafile Bir hoş söz duymayacak kulakları Anlar …

Haydar! Haydar! / S.Burhanettin AKBAŞ

Resim
Ağustos sıcağı iyice bastırmıştı. Geceleriuyumakmümkün değildi, terin suyun içinde bata çıka sabahladığımız günlerdi. Büyükanamyine yalnız başına damda yatmış ve belli ki bizim kadar terin suyun içine batmamıştı.
Ben evin küçük penceresinin önündeki sedire oturdum ve ot yastığına elimi uzattım ve başımı yarı sersem koydum.
Büyük anam:
-Galhdın mı gözüne gurban olduğum diyeseslendi.
Ben de :
-He ana diye ses verdim.

Tekrar yüzümü ot yastığın üzerinde duran ellerime yaslayıp gözlerimi kapadım. Birsüresonra burnuma topraktanserinserinkokulargeldi. Kafamı hafifçe kaldırdım ki, büyükanambir elinde ibrik bir elinde ot süpürgesi ile damı suluyor. Suyu ot süpürgesinin üzerine tutup süpürgeyle suyu serpeliyor ki toprağınyüzeyinesu iyice yayılsın.
Bütün bunları benim için yapıyor ama bende hayır yok, perişanım. Sabaha kadar bir o yana bir bu yana dönmüşüm. Sineklerden, sivrisineklerdenuyumakne mümkün…
Büyük anam:
-Gadasını aldığım, hadi bir su dökün de kendine gel!
-Ana, hiçbir şeyi canımistemiyor… uyuya…

Çürük / S.Burhanettin AKBAŞ (Hikaye)

Resim
Mustafa, hep soyadındaki ezikliği yaşadı. İlkokul yıllarına kadar dayanan ve bir türlü içine sindiremediği bir soyadıydı bu. Babasından aile lakaplarına dayandığınıöğrendiği“Çürük” sözü, 1934’ten sonra soyadı olarak aile büyüklerince kabul edilmişti. Mustafa, üniversiteyiyenibitirmiş genç bir mimar
olarak böyle bir soyadını taşımamaya kararlıydı ve konuyubabasınaaçtı.Babası, uzun yıllar oğlunun soyadıyla olan problemini biliyor ama pek konunun üzerine de gitmekistemiyordu. Belkigününbirinde buiştenvazgeçebilirdi. Mustafa, kararlıydı, soyadını değiştirmek için mesleğe atılacağı şugünlerdebu işi bitirmeliydi.
Mustafa, on beşgünsonraİstanbul’un ünlü bir mimarlık bürosunda işe başlayacaktı.İleriyedönük planlarının ve hayallerinin karşısında bu soyadı adeta bir olumsuzluk abidesigibiduruyordu. Yapacağı mükemmel projelerin altına “Mustafa Çürük”gibibir ismi düşünemiyordu.
Babası, gayet sakin bir ses tonuyla oğlunu karşısına aldı ve ona:
-Aslanım, duygularını gayet iyi biliyorum. Düşüncelerine s…