Kayıtlar

Nisan 8, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Berceste Dergisi "Münâcaat" konulu şiir yarışması düzenledi.

Resim
Yarışma dolayısıyla Berceste Dergisinde yer alan açıklama şöyledir: "Dergimiz 100. Sayısı Münasebetiyle
“MÜNÂCAAT” KONULU ŞİİR YARIŞMASI DÜZENLEMİŞTİR.
1. ye 1000 TL.
2. ye 750 TL.
3.ye 500 TL.
3 kişiye de mansiyon olarak sürpriz ödüller verilecektir.
Yarışmaya katılmak isteyenlerin başka yerde yayınlanmamış, 200 mısrayı
Geçmeyecek şekilde 1 adet kendi eserini 15 Haziran 2010 tarihine kadar
BERCESTE DERGİSİ Yenidoğan Mah. Matbaacılar Sitesi
3. Blok No: 37 Kocasinan / KAYSERİ adresine taahhüttlü olarak
Göndermeleri gerekmektedir.
YARIŞMA ŞARTLARI
1- Yarışmaya jüri üyeleri ve Berceste personeli haricinde herkes en fazla 1 münâcaatla katılabilir.
2- Yarışmaya katılacak eserler 6 nüsha olarak gönderilecektir.
3- Yarışmaya katılacak şiirlerin üzerinde sadece rumuz bulunacaktır. (Rumuzun haricinde yarışmacının kimliğini belirten herhangi bir işaret bulunması halinde yarışma dışı kalacaktır.)
4- Yarışmacı; kimliğini, açık adresini ve biyografisi ile birlikte bir adet resmini ayrı bir…

Moskof Keferesi tepemi attırmasın!

Resim
Aşağıdaki hikayeler, kıymetli araştırmacı yazar Ertuğrul Kapusuzoğlu'nun hazırladığı nefis takvimlerden alınmıştır. Bu hikayelerin konusu 18. yüzyılın Orta Anadolu’daki güçlü ailelerinden Çapanoğullarıyla ilgilidir. Bu güçlü ailenin Çapanoğlu Ahmet Paşa, Çapanoğlu Mustafa Bey, Çapanoğlu Süleyman Bey, Çapanoğlu Ahmet Şakir Paşa gibi devlet kademelerinde çok önemli hizmetler görmüş ünlü kişileri var. Ayrıca, ilk Türk gazetesi olan Tercüman-ı Ahval’i çıkarmış olan, mutasarrıflık, posta nazırlığı, elçilik gibi önemli görevler üstlenen büyük fikir adamı ve edebiyatçı Agah Efendi de bu aileden Çapanoğlu Hulusi Efendi’nin oğludur. Zamanında Kayseri’yi de yönetmiş olan bu hanedan ailenin halk arasında anlatılan hikayelerini toplayan Ertuğrul Kapusuzoğlu, aslında bastırdığı takvim ile de bir büyük işi başarmış. Büyük bir keyifle okuduğum bu hikayeleri sizlerle paylaşmak istedim. Sizler de belki böyle hikayeleri benimle paylaşmak istersiniz diye düşündüm. Önce bu hikayeleri bir okuyalım:


&q…

Zennecioğlu'nun kızı mısın, Güpgüpoğlu'nun gelini misin?

Resim
Kayseri’de ne ilginç sözler var. Bunların birçoğunun da tarihi dayanakları var. Bunları anlamak için Kayseri’nin yakın dönem tarihini az buçuk da olsa bilmek gerek.


Bunlardan biri şöyle: “Zenneci oğlunun kızı mısın, Güpgüp oğlunun gelini misin?” Bu söz şu durumlarda kullanılıyor. Karşıdaki kişi çok böbürlenip övünmeye başladığı zaman ona “gelin gelin, halına göre salın” demek için bu sözü kullanıyorlar.

Bir de şöyle bir söz var: “Hasmın Gavremoğlu olursa…” Yani rakibin çok güçlü, senin yapabileceğin pek bir şey yok, mânâsına kullanılan yöresel bir söz bu.

İşte bu sözlerde geçen Gavremoğlu, Güpgüpoğlu, Zennecioğlu, Emir Ağalar, Kalaycıoğlu, Feyzioğlu, Mollaoğlu, Akşehirlioğlu, Çukurluoğlu, Akçakayalıoğlu, Kığlamazoğlu, Kocaağaoğlu, Koçoğlu, Bektaşoğlu, Bahçecioğlu, Dırazoğlu, Torunoğlu, Yedekçioğlu gibi isimler bir zamanlar (18. ve 19. yüzyıllarda) Kayseri eşrafından olan köklü ailelerin adlarıdır. O zamanlar isimlerinin sonunda “oğlu” değil de “zâde” kelimesi vardı. Tarihi vakalar, …

Temel ile İdris, Fransa'da geyik avındalar

Resim
Temel ile İdris Fransa'ya geyik avına gitmiş. Av da av yani... Deniz uçağıyla bir krater gölüne inecekler, dağlarda avlanacaklar sonra dönecekler... Şimdi onlara katılalım...


Pilot: Beyler göle indik, size iyi avlar. Bir hafta sonra tekrar bu göle sizi almak üzere iniyorum. Ancak şunu peşin peşin söyleyeyim, adam başı bir geyik taşıma hakkınız var. Deniz uçağı daha fazlasını kaldırmıyor.

Bizimkiler: Tamam, biz zaten seri avı düşünüyor değiliz, asıl kafamız dağılsın diye buradayız.

Pilot: Harika, iyi avlar. Rastgele!

***