Gevher Nesibe'nin Aşkı / S.Burhanettin AKBAŞ




Bu şehrin sokakları Erciyes gölgeli,
Erciyes'in gölgesinde yaşanır,
Yürekleri burkan aşk hikayeleri.

Asalet bende mi diyen Nesibe'nin sesi
Yaradılmış olmak, eşref-i mahluk olmaktır diye inledi.
Nedir ki insanın hayattaki gayesi?
İnsan olmaktan başka var mıdır ki pâyesi?
Nesibe, sırma saçlarında acıları top top gezdirir
Sır vermem der ama yüreğindeki sancıyı sezdirir
Selçuklu asildir, beydir nihayet
Sultanın kızı varmalı kendi gibi bir asile
Ordunun komutanı olsan ne çâre?
Beyhude bekler serdar, beyhuda bekler Nesibe
Ozanlar anlatırlar ki 
Nesibe'yi vermeyecekler sevdiğine
Aşkın tabiatında ayrılık var derler
İnsanlar aşkı destan ederler ama
Aşıkları sevmezler.
Aşk da neymiş, asalet en önemli şey
Kızımızı almalı ya sultan, ya melik ya da bir bey
Ordunun seferleri haşin, ordunun seferleri biteviye
Genç serdar, Nesibe'yi görmesin diye
Uçar seferden sefere.
Sanır ki bu akınlar ulu hakan içindir
Aslında yapılan davetiyedir ölüme.
Serdar, ne yaparsa yapsın nafile
Bir hoş söz duymayacak kulakları
Anlar ki ölümünü beklemektedir ulu hakanı.
O gün kahrolur, lime lime bölünür.
Yarabbim, bu genç yaşta nasıl ölünür?
Bir savaşta serdar, en ön safa geçer
Düşmanların en gaddarlarını bir bir seçer.
Sabahtan akşama döne döne dövüşür,
Nihayet yorgun düşer.
Genç serdar, bile bile ölümü seçmiştir.
Ecel şerbetini kendi elleriyle içmiştir.
Çığlık çığlık yayılır, kara haber ulaşır.
Yüzündeki perçemi al kanlara bulaşır.
Sultanın beklediği gün gelmiştir.
Askerler halka anlatır ki
Genç serdar ömrünü kendi biçmiştir.
Dedikodu alır yürür, Ulaşır ulu hakana
Nesibe duyarsa nasıl dayanır bu acıya?
Nesibe, sessiz sedasız dinler haberi
Kimselere bildirmez içindeki alevi.
O alev yakar geçer, genç kızın içini
Arar da bulamaz genç serdarın suçunu
Hekimler dizi dizi otururlar baş uca
Acep bu derde ne vardır ki çare ola
Ne yaparlarsa olamaz hiçbiri devâ
Nihayet yapılacak tek şey Rahman'a dua
Babası,annesi, kardeşleri toplanır başına.
Ey kızım, ey bacı ne olursun son bir dilek dile
Yapalım o dileği ki yüreğimiz rahat ede.
Kan kusan dudaklar diler başkalarına şifa
Derdi olanlar orada bulsunlar devâ
Bir hastane yapın, bir de medrese
İnsanı ayırmadan yardım edin herkese
İnsan olan birdir, herkeste var nur-ı Hüdâ
O'ndan gelip O'na gidiyoruz
Herkese elveda.

28 Mayıs 2010 / S.Burhanettin AKBAŞ
Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kayseri’nin Etnik Yapısı

KAYSERİ’DE ZEYNEL ABİDİN TÜRBESİ, HANGİ ZEYNEL ABİDİN’E AİTTİR?

KAYSERİ’DE ZİYARET YERLERİNDEN BİRİ: KOYUN BABA TÜRBESİ